Sahte Atatürkçülük
Lisede Marksistmiş
Adnan Hoca lise yıllarında Marksist olduğunu iddia ediyor. 1975 yılında bir konuşmasını dinlediği Ertuğrul Kürkçü’den çok etkilendiğini anlatıyor. Ancak, 1975 yılında Ertuğrul Kürkçü hapistedir. Adnan Hoca’nın dinlediği meydan konuşmasını yapmasına, imkán yoktur.
Bulvar Gazetesi’nde yayınlanan bir röportajından dolayı Atatürk’ü Koruma Kanunu’na muhalefetten yargılanan Adnan Hoca, yıllar sonra karşımıza koyu bir Atatürçü olarak çıktı.
2 Haziran 1986 tarihinde, Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajında Adnan Hoca’nın Atatürkle ilgili fikirlerine bir gözatalım:
‘‘Atatürk’ün katılmadığım fikirleri var. Örneğin, Darwin teorisine benzer teoriler. Atatürk bugün yaşasa idi, kendisi ile oturup tartışırdım. Sanıyorum, Atatürk’ü yanıltan, zamanın bilgisi az bilimadamlarıdır.
Bu röportajda, Adnan Hoca, Atatürk ile konuşsa, onu yanlış fikirlerden kurtaracağını satır aralarında veriyor.
Ortaköy’deki evinde, müritlerine Dr. Rıza Nur’un Atatürk ile ilgili kitaplarını okutan ve bu konu basına yansıdığında inkár eden Adnan Hoca, Atatürk’ün rozetini yakasına taktığı ilk gün, müritlerine verdiği gece derslerinde bu tutumunu şöyle açıklıyordu:
‘‘Tıpkı hadislerdeki gibi, Mehdi de, Deccal’ın kafasını elinde taşır.’’
Bir başka röportajında Adnan Hoca’ya, ‘Derslerinizde Atatürkçülüğün taktik olarak kullanıldığını söylüyorsunuz. Neden?’ diye soruluyor, o da yanıtlıyor:
AÇIK KONUŞAMIYOR AMA
‘‘Bir kısım konuştuğum unsurlar, Atatürkçülüğü tam olarak kavrayamadılar. Bu konuyu kavrayamayan ve saldırgan bir tutum takınan bir insanın yatışmasını sağlamak için bu tip bir laf söylenmiş olabilir.’’
Adnan Oktar’ın Atatürkçülüğünü daha iyi anlayabilmek için Bulvar Gazetesi’nde Nazlı Ilıcak ile yaptığı bir röportaja dönelim:
‘‘Çocuklar, Atatürk için benim babam da ağlardı. Kanunlar sizden yana olduğu için siz, istediğiniz gibi konuşabiliyorsunuz. Ortam tam hür olsa olay tamamen değişir. Sonra arkadaşlarımızın Atatürk düşmanı olması gibi bir şey yok. Atatürk’ün demin anlattığım fikirlerine katılmıyorlar o kadar basit.’’
‘‘Sadece katılmıyorlar mı?’’
‘‘Anlayan için yeterlidir çocuklar. Ama dediğim gibi bu ortamda her şeyi anlatamam.’’
Adnan Oktar’ın Atatürk hakkında en ilginç düşünceleri, zamanın Ahlák Bürosu Amiri Başkomiser Nurettin Günay tarafından yapılan sorgulanması sırasında zabıtlara geçen ifadesinde görülür:
POLİSTE İTİRAF ETTİ
‘‘Hakkınızda, daha önceleri Atatürk aleyhinde aşağılayıcı, kötüleyici, örneğin Şaşı Kemal, Beton Mustafa, Deccal gibi kelimeler kullandığınız ifade ediliyor. Dergilere bakılırsa, sonradan Atatürkçü olduğunuz anlaşılıyor. Bu değişikliğin sebeplerini açıklayın.’’
‘‘Daha önceleri Atatürk’ü yakinen tanımıyordum. Bu hususta eğitimim yoktu. Bundan dolayı Atatürk aleyhtarı idim ve Atatürk’ü din düşmanı olarak görüyordum. Ancak bana tevdi etmiş olduğunuz Beton Kemal, Kör Mustafa gibi daha buna benzer Atatürk’ün ahláki yönden yani fiili livata yaptığını söylemedim. Zaten buna terbiyem müsaade etmez. Ancak ilk zamanlar Atatürk hakkında fazla bilgim olmadığından dolayı bu kelimeleri kullandım.’’
Adnan Hoca’nın sorgu sırasında taktiği açıkça bellidir. Kendisine yöneltilen soruda yer almayan bir konuya atıf yapıp, ‘‘Yani fiili livata yaptığını söylemedim’’ diyerek üzeri kapalı yeni bir hakaretin kapısını açar.
Cemaatten ayrılan müritlerinden Ali Konyalı, Adnan Oktar’ın Atatürkçülüğü’nü Tempo Dergisi’ne şöyle anlatmış:
‘‘Mahkeme ve hastane olayından gözü iyice korktu. Ondan sonra bir takiye olarak, polisi ve devleti, kendisine el süremeyecek hale getirmek için Atatürkçülük kampanyasına başladı. Vakfın kurulması bu amaçladır. Yapılan konferanslarda, yazılı metinlerde bu amaç işlenecekti. Vakıf çalışmalarının en önemli nedeni gece derslerini daha iyi yapabilmekti. Toptan Atatürk fotoğrafları alındı. Duvarlar, döviz ve fotoğraflarla süslendi. Herkesin cüzdanlarında taşıması için Atatürkle ilgili bir yazı yazdırıldı. Bu haftalarca süren bir kampanyaydı. Polis geldiğinde ne söylenecek, ifadeler nasıl verilecek ezberletiliyordu. Mehdi’nin nasıl ele geçirilemeyeceğinin ürünleriydi bunlar…’’
Öğrenim yılları palavraları
Adnan Hoca’nın öğrenim yılları, 1987 yılında akıl hastanesinde yatmasına neden olan ‘Kronik paranoya’nın belirtileriyle dolu.
Ankara’da Kurtuluş Lisesi’nde okurken, birçok arkadaşının kurşunlanarak öldürüldüğünü söylüyor. Ankara’da yaşadığı çevreyi anlatırken hem anarşiden hem sefahatten bahsedip, çelişkili ifadeler kullanıyor Hoca.
Alt kat komşuları da öldürülmüş. Bunları kimlerin oldürdüğünü düşünmüş ve bulmuş. Yüreklerinde Allah korkusu olmayanlar, dinsizler öldürüyorlardı. İşte bu yüzden kendini dine vermiş. O kadar çok okumuş ki, okumaktan ruhsal dengesi bozulmuş. Bu yüzden, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi görmüş.
1979 yılında girdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni de beğenmemiş. Okulu’nu, 30 Nisan 1986 tarihli Bulvar Gazetesi’nde bakın nasıl anlatıyor: ‘‘Akademide ahlák alabildiğine bozuktu. Anlatmaya terbiyem müsaade etmez. Okulda, Allah’a, dine muhalif hareketler çok yaygındı.’’
İki yıl sonra 1 Mart 1988 tarihli Milli Gazete’deki röportajında başka türlü anlatıyor okulu:
‘‘1979 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’ni kazandım. Tabii özel bir gaye ile buraya gelmiştim. Müslümanların, sanatla ilgili bol elemanı olmasını arzu ederek. Bu yönde bir çalışmamız oldu. Gayretlerimiz karşılıksız kalmadı. Bir sanatçı arkadaş grubumuz oluştu. Sonra da işte felsefeye geçtim.’’
Adnan Oktar’ın arkadaş grubu, 1986 yılında ‘‘Anlatmaya terbiyem yetmez’’ dediği çevredir.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-115370
Hele birde Türk Milleti gibi anne babaya önem veren bir toplumda anne babasına her türlü hakareti yapanları bünyesinde barındıran bir tarikat hem Türk Milleti nezdinde, hemde inandıkları allah nezdinde cehennemliktir..
Anne babasının yanına maymun resmi koyup, hayata gelme sebebi olan en değerli varlıkları hiçe sayan beyinleri yıkanmış evlatlarla dolu ulu önderimizin yasakladığı tarikat oluşumu bize Allah dan, dinden, güzel ahlaktan ders vermeye çalışıyor..
Bunlar kimlerdir? İsimleri sosyete çocukları, güzel manken kızlar, kokain alemleri, şantaji tehdit ile onlarca kez mahkemelere düşmüş rezilliğin her türlüsüne bulaşmış insanlardır…
Bu Adnan Hocacı oluşum Şeyh Sait gibi milli değerlerimize zarar veren bir oluşumdur.. Artık bunlara bir dur demenin zamanı geldi…
Türk oligarşisini yatıştırmak için Atatürk-perestliği kullanmakta ve Müslümanları sömürmek için dolaylı olarak Atatürk’ün deccal olduğu mesajını vermektedir. Günümüze kadar bu ikili oyunu gayet başarılı bir şekilde oynamıştır. Adnan defalarca çelişkili duruma düşmesine rağmen 1980 başlarından beri değişmeyen en önemli inancı “Adnan Oktar’ın beklenen MEHDİ” olduğudur.
Harun Yahya, bir yandan Atatürkçü olduğunu söylemekte, bir yandan da modern bilime ve modern bilimin bir sonucu olan “şeytan işi” sekuler sisteme inanmadığını belirtmektedir; yani Harun Yahya laikliğe inanmamaktadır. Atatürk’ün Cumhuriyet Devrimi ile Türklere getirdiği en büyük armağan olan laikliği kabul etmeyen kişilerin Atatürkçü olamayacağı ortadadır. Laiklik Atatürkçülüğün temelidir.
Atatürk’ün pek çok özdeyişiyle, dünya görüşü ile çelişen bir suru fikir ve söz Harun Yahya nın kitaplarını ve bildirilerini doldurmaktadır. Atatürk, “hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” demiştir. Akılcılığın ve bilimselliğin her şeyin üstünde olduğunu vurgulamıştır; her sözüne Harun Yahya gibi Kur’andan ayetlerle başlamamıştır. Darda kaldığı veya sıkıştığı zaman, düşüncesini teyellendiren aksiyomları Kur’andan aldığı ayetlerle ifade etmemiştir.
Üstelik Atatürk, “Medeni Bilgiler” isimli kitap da kendi el yazmalarıyla saptandığı üzere şöyle demektedir: “Doğanın kendisi dahi, mutlak öz değildir; evrenin kanunlarına bağlıdır. Bu sebeple insan ilk önce, doğa içinde, doğanın kanunlarına, şartlarına, etkenlerine bağlıdır” (14). Ayrıca Cumhuriyet Devrimleri döneminde Evrim Kuramını bizzat ders kitaplarına koyduran da Atatürk’ün kendisidir (15). Harun Yahya hem Atatürkçü olduğunu söylemekte, hem de maddenin varlığını inkar etmekte, her şeyin zihnin bir tezahürü olduğunu iddia etmektedir (16). Atatürk ve Kemalist Devrimi gerçekleştiren kuşak ise dinlerden kaynağını alan böylesi bir idealizmi reddetmiş, doğanın açıklanabileceğini, determinizmin ve modern bilimin ilkelerini kabul etmiş, ders kitaplarına geçirmişlerdir (17). Atatürk, akılcılığı, bilimi kendine rehber edinmiştir, kati dogmalara karşı çıkmış, gerektiğinde dinleri eleştirmiştir. Harun Yahya ise şeriatçıların Evrim Kuramına saldıran uluslararası destekli bir fraksiyonu olarak düşünce sistemi, başvurduğu yöntem, kullandığı kaynaklar açısından Atatürk’ün düşünce biçiminden taban taban tabana zıt bir yapıya sahiptir. Harun Yahya doğayı ve olguları sadece Kur’andan verdiği ayetlerle açıklamaya çalışmaktadır. Harun Yahya Atatürk’ün adını bile ağzına almaya, Atatürkçü olduğu takiyyesini söylemeye bile utanmalıdır. Çünkü hizmet verdiği ve fikirlerini kabul ettirdiği şeriatçı topluluk ,o Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yıkmak için yıllardır planlar yapmakta, her fırsatta Atatürk’e küfredip, düşmanlıklarını belirtmekte, gizlice kanlı bir şeriat kontr-devrimine hazırlanmakta, her yerde CIHAD ilan etmektedir…
Dr. Ümit Sayın
Mustafa Kemal ATATÜRK-1930
Bu cümlenin Harun Yahya sadece ”Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur.” bölümünü vermiştir.
Harun Yahya birde atamizindeyiz diye isim taktığı Atatürk ile ilgili sitede Kurandan ayetleri peş peşe sıralıyor. Bu nedir böyle? Atatürk hangi konuşmasının sonunu ayetlere bağlamıştır ve hangi ayetleri Türk Milletine örnek gösterip konuşma yapmıştır?
Bakın Atatürk ün kesilip biçilmemiş din ile ilgili diğer sözleri neler :
Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişmesini inkar etmek olur..” Atatürk
“Evet Karabekir, Arapoğlu’nun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kuran’ı Türkçe’ye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım, ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler
Kazım Karabekir-Paşaların Kavgası Syf,159
Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir. Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır.. Atatürk-1926
Andrew Mango, Atatürk Syf.447
Atatürk’ün El Yazmaları ( Medeni Bilgiler Afet İnan):
“Gerçekte dinler konusunda halkın hiçbir fikri yoktur; din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve sirla karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir…..
Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur.
Evet Harun Yahya nın başka bir Atatürk ile ilgili sitesinde diyor ki ”Atatürk Mason Localarını Kapatmıştı” Harun Yahya nın unuttuğu bir şey daha vardır. Atatürk bütün tarikatlarıda kapatmıştır.
Bütün bu Harun Yahya nın Atatürk ile ilgili sitelerinin kısa özeti ”Elhamdülillah Laikiz” gibi bir cümledir.
“Lâiklik yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyetini tekeffül etmek demektir” demiştir. Bu ilke sayesinde teokratik bir Orta Çağ imparatorluğu yerine çağdaş bir devletin doğuşu ve skolastik bir eğitim yerine akıl, bilim ve vicdan özgürlüğüne dayalı bir zihniyetin perçinlenmesi mümkün olmuştur. Oysa Harun Yahya Atatürk ün bizlere gösterdiği yolun tam tersini kendisine hedef almıştır.
Atatürk; “Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar ülkesi olamaz. En gerçek ve doğru tarikat uygarlık tarikatıdır” demiştir.
Evet, Atatürk, Türkiye’ye özgü “Lâik Devlet-Müslüman Millet” gerçeğini çok iyi görmüş ve kavramıştır. Lâik devleti kurar ve savunurken, dinin önemini ve dine saygısını vurgulamış, Türk milletinin vicdan, din ve ibadet özgürlüğünü sağlamış ve korumuştur.
1930’da “Türkiye Cumhuriyetinde, herkes Allah’a istediği gibi ibadet eder, hiç kimseye dinî fikirlerinden dolayı bir şey yapılmaz. Türkiye Cumhuriyetinin resmî dini yoktur” sözleri ile “Taassupsuzluk” gerçeğini dile getiren ve yine o yıl; “Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur, Yalnız şurası var ki din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır” diyen de Atatürktür.
Millet bütünlüğünü kurtaran Atatürk’ün eğitim ve lâiklik inkılâplarıdır. Onun için Atatürk’ün daha 1924’te söylediği gibi; “Artık Türkiye din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar”.
Adnan Hoca 19 rakamının uğuruna inanıyordu. Gerçek adı Adnan Arslanoğulları, 19 harften oluşuyordu. Ve bu 19′un Mehdiliğin habercisi anlamını taşıdığını iddia ediyordu.
Zamanla müritlerine, kıyametin yaklaştığını, Mehdi’nin ortaya çıkmak üzere olduğunu telkin etmeye başladı.
27 Mart 1988 tarihli Nokta Dergisi’nde, Mehdi konusuna, kendince usturuplu yaklaştı:
Nokta: Geleceği söylenen Mehdi’nin fiziksel özellikleri nelerdir?
Adnan Oktar: İkiyüze yakın alamet sayılıyor. Mesela, orta boylu, geniş alınlı, kaşı kavisli gibi.
Nokta: Yaş söyleniyor mu?
Adnan Oktar: Rivayetlere göre 30-40 yaşları arası deniyor.
Nokta: Siz Mehdi misiniz?
Adnan Oktar: Ben Peygamber Efendi’mizin neslinden değilim. Çocuklara alametlerden söz edince beni Mehdi sanmışlar.
İyi be Adnan Hoca bu Mehdinin alametlerini amma da kendinize benzetmişsiniz!! Evet Mehdimiz uzunca bir zamandır Atatürkçü.. Hemde ne Atatürkçü, kendisi Atatürk üzerine içi ayetlerle, besmelelerle dolu onlarca site yapmış..
Bakın Atatürkçü Mehdimiz neler demiş:
Hilafet konusunda ise 30 Nisan 1986 tarihli Bulvar Gazetesi’ne görüş bildirmiş:
HALİFEYİ HALK SEÇMELİ
‘Halifeliğin kaldırılmasına gerek yoktu aslında. İslámiyette halifelik vardır. Ama halifeden kastım, 16 atın çektiği bir arabanın içinde, şişman, göbekli adam anlamında değil. Aklı başında, seçkin, kaliteli bir insan. Halifeliği cumhuriyet şeklinde düşünürüm. Halk seçmeli.’
Nurculuk hakkındaki görüşlerini 27 Ocak 1988 tarihli Zaman Gazetesi’nde anlatır:
‘Cereyanlardan, mesela Nurculuk bizi çok etkileyen, çok beğendiğimiz bir akımdır. Bediüzzaman Saidi Nursi Hazretleri’ni çok takdir eder ve eserlerinden yararlanırız. Bediüzzaman da bizim üstadımızdır. Mürşidimizdir.’
Kıbrıslı Şeyh Nazım Kıbrısi, İstanbul’a geldiğinde Adnan Oktar’ın adamları ile görüşür.
HOCA’YA ŞEYH DESTEĞİ
Şeyh Nazım da Adnan Oktar’a 21 Ocak 1989 tarihli Güneş Gazetesi’nde yayınlanan röportajında destek verir:
‘Allah ile arasında ne gibi bir rabıta olduğu belli olmaz. Belki bir icabat saatinde dua eden olur, başlarına bir felaket gelir. Onun için Adnan Hoca ile uğraşılmasını tavsiye etmem. Bundan sonra da uğraşanlara bir felaket geleceğini haber veririm. Çünkü ben de bazı şeyler bilirim. Maneviyat yolunda bazı haberlerim olur. Haber verirler.’
Adnan Hoca’nın kendi koyduğu kurallara göre namaz beş değil üç vakittir. Abdest almadan namaz kılmak vaciptir. Erkek müritler, Peygamber sünneti olduğu için saçlarını ortadan ikiye ayırmalı, kızlar, etrafın ve ana babalarının tepkisini çekmemek için kapalı konumlarını bırakmalıdır.
Arapça bilmiyorum. Farsça bilmiyorum. Sadece lise İngilizcesi biliyorum ve dini eğitim yapmadım.
Adnan Oktar
İslámiyet?te halifelik vardır. Ama halifeden kastım, 16 atın çektiği bir arabanın içinde, şişman, göbekli adam anlamında değil. Aklı başında, seçkin, kaliteli bir insan. Halifeliği cumhuriyet şeklinde düşünürüm. Halk seçmeli.’
Dünyada ilk, diye lanse edilen ‘Yaratılış Müzesi’, 8 Mart günü İstanbul Küçükçekmece Belediyesi’ne ait Halkalı Kültür Merkezi’nde açıldı.
Müzenin iki kurucusundan biri ‘Adnan Hoca’ lakaplı Adnan Oktar’ın arkasında olduğu ‘Bilim Araştırma Vakfı’, diğeri Milli Değerleri Koruma Vakfı .
‘Yaratılış’a inananlar, bilimde kullanılan ‘ evrim kuramı’ ile mücadele ediyor ve milyonlarca yıl içinde canlı varlıkların değişmediğini öne sürüyor.
Bunun için de müzeye, mesela 240 milyon yıllık örümcek fosili koymuşlar. ” Bakın bu örümcek, şu anda varolan örümceklerle aynı. Hiç değişim geçirmemiş. Demek ki evrim diye bir şey yok ” diyorlar. ‘Evrim mi, yaratılış mı?’ Bu konu önemli.
Daha geçenlerde 700 bilim adamı bir açıklama yaparak, fen ve biyoloji kitaplarından yaratılış inancının çıkarılmasını talep etti. Neden? Çünkü ‘yaratılış’ bir bilimsel kuram değil, sadece inanç. Belki din dersinde sözü edilebilir ama pozitif bilimlerde yeri yok.
Gelin görün ki bu müze abukluğuna Belediye Başkanı Aziz Yeniay izin veriyor. Açılışta Kenan Işık da var. Bitmedi: Habere göre müzenin açılışına Küçükçekmece Kaymakamı ile Garnizon Komutanı da katılıyor.
Son zamanlarda aşmış olduğumuzu sandığımız bir konunun hala aşılamadığı ve bazı sitelerde kendilerinin Atatürkçü olduğunu zanneden bazı şahısların yalan yanlış çarpıtmalarla, cahilce, Harun Yahya güdümlü Atatürkçülük(!) anlayışıyla Kemalistler.net’e çeşitli saldırılar yaptıklarını görüyoruz. Biz irticanın amansız düşmanıyız. Laiklikten asla ve asla ödün vermeyeceğiz. Laikliği tescilli dincilerden değil Atatürk’ten ve kemalistlerden öğrendik ve de bilmeyenlere öğreteceğiz. Atatürkçü olmaya çalışan birileri, neo osmanlıcılık yapacaklarına, Harun Yahya’dan öğrendiklerini Atatürkçülük diye satmaya kalkacaklarına, dolaylı şakirtlik yapacaklarına ve gerçek kemalistlere (kemalistler.net’e) düşmanlık besleyeceklerine; dün kahraman Kubilay’ı kesenleri, hain pusularda Bahriye Üçokları, Muammer Aksoyları ve nicelerini şehit eden hain dinci, ham yobazlara, örümcek kafalılara düşmanlık beslesinler!
Atatürkçü olma iddasındakiler ve laiklik konusunda ahkam kesmeye kalkanlar; Harun Yahya (Adnan Oktar) okuyacaklarına mesela laikliği ve laikliğin dine bakışını (Kemalist) İlhan Selçuk’tan öğrensinler:
KEMALİST ADNAN OKTAR / HARUN YAHYA
Bugünkü Vakit Gazetesinde “Milli Değerleri Koruma Vakfı” adı altında reklamını yaptığı 13 adet kitabın isimlerini buraya tek tek yazacağım. Ondan sonra neden bizim Adnan Oktar’ı tasvip etmediğimizi anlamış olursunuz. Yoruma bile gerek duymuyorum:
1. Türk-İslam Birliği (kapağında Rauf Denktaş masonu) / DERGİ
2. Türk-İsam Birliği (kapağında Darwin) / DERGİ
3. Üniter Devletin Önemi
4. Atatürk ve Çağdaş Türkiyenin Temelleri
5. Atatürk Ansiklopedisi 1
6. Atatürk Ansiklopedisi 2
7. Atatürk’ü İyi Anlamak
8. Samimi Bir Dindar Atatürk
9. Atatürk ve Gençlik
10. Atatürk’ün Vatan ve Millet Sevgisi
11. Asker Atatürk
12. Gerçek Atatürkçülük
13. Devlete Bağlılığın Önemi
İlk 2. sıradaki dergiler hariç, diğerlerinin tamamının kapağında Atatürk posteri kullanılmış.
Başka söze ne hacet!
BUnca seye rağmen hala ben askerlğimi yaptım diyorsan ÖRNEK aldığın insanlara karsı sorumlu değilmisin?
Diğer sorumda Turk Silahlı Kuvvetlerine:Sizce bir kişinin sırf parası ve yasından dolayı askerlikten muaf edilmesinin sebebi benim fakir ve arkamda kimsenin olmamasımı.
Ben 15 ay 15 gun askerlik yaptım.Eğer AO askerliğini 1 gun yapmışsa bana 15 ay 14 gunun hesabını kim vericek. Bunun bedelini bana kim ödeyecek.Eğer bir bedel ödemek istiyorsanız AO yu Askere alın. Silah tutsun -Nöbet tutsun pusuya cıksın .
Eğer yapmıyacaksa ve devletimiz bunu görmemezlikten gelicekse ben Hakkımı helal etmiyorum
Askerlik yapmamak için taklalaratan birisi nasıl olurda en büyük asker Atatürk hakkında yazaılar yazabilir?
Harun Yahya kalkıp birde gerçek Atatürkçülük diye bir site yapmış…
Oysa gelin hep birlikte inceleyelim gerçek Atatürkçülükte neler olmaz..
1- Harun Yahya bir tarikattır, Atatürk tarikatları kaldırmıştır..
2- Atatürk çağdaş milletlerle aynı çizgide yürümeyi tavsiye eder. Oysa Harun Yahya sahte bilim yaparak bu gerçeği görmezden gelir.
3- Ahlakın milli, toplumsal olduğunu söylemek ve maşeri vicdanın bir ifadesidir demek, aynı zamanda ahlakın kutsal sıfatını da tanımaktır.” (Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M. K. Atatürk’ün El Yazıları, 1969, s.20-21)
Kamu oyunda adı uyuşturucu, seks, şantaj gibi her türlü rezalete karışmış birisi ne kadar ahlaklı olabilir? Karakolda bülbül gibi ötüp daha sonra dediklerini inkar etmek ne kadar ahlaklıdır?
4-Atatürk bu milletin ordusuna ve güvenlik güçlerine önem verirken Harun Yahya nın emniyette emniyet yetkilileri benim yemeğime kokain kattı demesi ne kadar inandırıcıdır?
5-Atatürk hiç bir konuşmasında Kuran ayetleri vermemişken çarpıtmalar yaparak ”DİNİNE GÖNÜLDEN BAĞLI BİR LİDER” demek ne kadar doğrudur?
6- Yazılarında durmadan deccalden, deli Saidi Nursinin yazılarından bahseden birisi nasıl olurda bunların yanında Laikliği bize hediye eden Atatürkü ağzına almaya cüret edebilir?
7- Milletimizin kan örneklerini toplayıp Amerikaya satan bir örgüt nasıl olurda milliyetçilikten bahsedebilir?
8- Milletimizin, ülkemizin kurulması için yüz binlerce can hiç düşünmeden askere gidip hayatlarını bu vatan ve millet için feda etmişken askerlikten kaçan birisi nasıl olurda milliyetçi ve atatürkçü olur? Oysa bu vatan kara toprağın bağrında sıra dağlar gibi yatanlarındır. Askerden kaçan üzerine marka kıyafetler giyenlerin DEĞİL….
SEFİK demiş
yakiyeciliğin bu kadarı
serkan öner demiş
bunlar kafir isi oldugunu ihlasli müslümanlar hemen anlar anlayamadiysaniz sizde bir sorun var demektir.inanmayin bu iftiralara kardeslerim,bende falanca hakkinda hayali kurgular yazarim olmus gibi hayal gücüm o denli genistir,bunlari yazanlarinda hayal gücleri genis film yazari olacak cinsten veya cinsel kitaplar yazabilirler sanslarini orada degerlendirsinler zira kimse inanmiyor bunlara Hocaefendi Allah ondan razi olsun,250 eseri var rakadaslariyla birlikte,bir çok insanin hidayetine vesile olmustur bunlari ben taniyorum.Zaten müslümanlik burda siz ozaman Peygamber efendimizin Mescidi Aksadan Allah katina yükseldiginede inan miyacakmisiniz?zaten müslümanlik burdadir.Fasiklarin iftiralarina inanmamak.Peygamber efendimize atilan iftiralar bundan asgiya degildi inanin.Allah yolunda ömür tüketen 250 üstü kitaplar yazan insandan bahsediyoruz burda arkadaslar sizinde hakkinizda iftira atilir siz simdi nasil düsünmesini istersiniz mümin kardeslerinizin.Lütfen yapmayim.Ümmeti muhammed
yusuf demiş
Masallah Serkan kardes sana katiliyorum, fasik ve bozguncu insan her zaman her tarihte vardi bu zamaninkileride iste böyle sayfalar hazirlayan milletimizi bölmeye calisan dinimizi yikmaya calisan kafasizlar. Allah ADNAN HOCAMIZDAN razi olsun ve ona inanan yardim eden herkese sabir ve kolaylik diliyorum…
selamun aleyküm
Metin demiş
Selam Aleyküm Serkan KArdes…!!!
Ortadan Ayirma Saclar…..Bu Kadar SACMALIK Bu Kadar AHMAKLIK ..pes Dogrusu..
Ben Adnan OKtar in Arkadaslarindan Hicbirtanesinin saclarini Ortadan ayirdigini Görmedim….
Bu Saclari Ortadan ayrilmis Arkadas lar MAHZEN de mi saklaniyorlar acaba ????
Bu Arkadas/lar cok AMERIKAn filmi seyretmisler ki, bu kadar Senaryo Yazma HAyalleri GÜCLENMIS….
Adnan Oktarin MARKSIST oldugunu iddia ettigi DELILLER nerde…..!!!??????
Adnan OKtar KEMALIST VE ATATÜRK cü cü cü cü DEGIL…ATATÜRK ü Gercek anlamis bir MÜSLÜMAN dir…..
ATATÜRK AHIRETTE DIR ARKADASLAR..ÖLMÜS BIR INSANIN ARKASINDAN BU KADAR FAZLA ATILIP TUTULMAZ..NE YAPTIYSA YADA YAPMADIYSA ALLAH IN HUZURUNDA HESAP VERECEKTIR::::
ama ATATÜRK ü PUTLASTIRIP , ATAM SENIN HUZURNDAYIZ DIYENLER VE ALLAH in HUZURUNA CIKMAYI UNUTANLAR BAKALIM HESAPLARINI AHIRETTE NASIL VERECEKLER…..
Metin demiş
“”YARATILIS”"” Müzesinin bir insani Neden rahatsiz eder ??? Insanlari rahatsiz etmez tabiki, Müslüman olmayinlari rahatsiz eder.
“EVRIM” terosisi Neyi SAVUNUR ???? Ben sana söyliyeyim… Yeryüzünde görünen ve görünmeyen
herseyi ALLAH i yaratmadigi…ve tam tersine herseyin bir TESADÜF eseri meydana geldini SAVUNUR….
Yani EVRIM Teorisinin Arkasina siginirak sözde BILIMi savunduklarini zannedenlerin %99,9 u ATEIST tirler….
BU yaziyi yazan Arkadas yada arkadaslar Toplulugu. önce buraya bir Yazsinlar Bakalim EVELALLAH biz TAm MÜSLÜMAN iz diye……HEM EVRIM I SAVUNUP HEM MÜSLÜMANLIZ diye ASLA YAZAMASSINIZ…
ATATÜRK Tarikatlari Kapatti Diyorsun ???? ATATÜRK Gercekten BAzi Insanlarin Dedigi gibi ATEIST – MASON Falan miydi ??? Müslüman Evladi Degilmiydi ????
Bunlari Yazin ACIK ACIK Buralara Politikacai Agziyla KARALAMA Kampanyasi Yazmayin….!!
BurayaDaha yazilacak o kadar cok Konu varki….!!!
"Sevgili" Metin demiş
Metin isimli arkadaşım, baya celallendiğin belli, ancak sana bir fikrim var:
Adnan’a tanıdıgın herhangi bir kızı ver, unutma yaş önemli diil 18 den sonra hepsi olur…önce onu bi arkadan şöylecene becersinler, hatta desinlerki “herkesle ol, bak herkes kardeşimiz, burda kimse kimseye yan gözle bakmaz sadece becerirler” , sonra ona okuması için hepsi birbirinin tekrarı olan yüzlerce kitap versinler, hepsinin içinde de aileye karşı gelmek bir şekilde savunulsun, sonra onu dış dunyadan yavaş yavaş soyutlasınlar, butun arkadaslarını kaybetsin tanıdıgı kişiler sadece cemaatten ibaret olsun, bütün vaktini cemaat evlerinde geçirmesini soylesinler, hatta sen de cemaat evlerine git nasılsa modern kerhane, her odasında ayrı biri yatar her gece, size de yer bulunur ama kim goturur kızı o gece onu bilemem, zaten o evlerde her gun tonla çamaşır yıkanır, sor bakim kendine neden acaba…sonra sen tekrar gel … bakalım aynı şeyleri yazacakmısın ?
Sen bu kadar insan boşa konuşuyor sanıyorsan çok yanılıyorsun, hiçbirimiz bunları bi tarafımızdan uydurmuyoruz… hatta sana adres bilgileri bile verebilirim, git ben size katılıcam de, hemen alırlar zaten…. yeni adam, yeni karı-kız….
ha şu da var, sen zaten gorusuyorsundur da kabullenemiyorsun bence