Adnan Hocadan Ayrılanların Anlattıkları

Başka Bir Dünya

Bu maskeyi kaldıralım

Bu maskeyi kaldıralım

Adnan Oktar’ın müritlerinin dünyanın her yerinde firmaları var. Hoca aleyhine operasyonları engelleyenler arasında milletvekilleri bile görüldü. FP’li Asiltürk de Oktar’ı koruyanlardan biri

Tuncay ÖZKANTürkiye’de insanların en kolay sömürülüp, kullanıldığı alanların başında tarikat, cemaat tipi örgütlenmeler geliyor. Bunlar müessese olarak Türk toplumuna çok önemli hizmetler verdikten sonra, ne yazık ki Osmanlı’nın son dönemiyle birlikte bir okul, öğreti olmaktan çıkıp ticarethaneler halini almış. Bu anlamda bakıldığında cumhuriyet devriminin en önemli getirilerinden biri bunların kapatılması olmuştur.
Günümüzde tarikat ve cemaat yoluyla örgütlenen, özellikle son 50 yılda tıpkı Hıristiyan toplumlardaki örneklerinde görüldüğü üzere, Allah ile kul arasında bir ruhban sınıfı yaratarak, rant kapısı oluşturmaya çalışan pek çok dolandırıcı ortalıkta cirit atmaktadır. Bunların bir kısmı işlerini aldıkları İslami eğitim ve yanlarında sağladıkları danışman destekleri, yurtdışı organizasyonları sayesinde Türkiye’de olabildiğince geliştirmeyi başarmış gözüküyorlar. Öğretilerinde bizim toplumumuzun candan bağlı olduğu Mevlana, Hacı Bektaşı Veli, Hacı Bayramı Veli gibi birleştiren, uzlaştıran, Allah ile kul arasından çekilen ve sosyal dayanışmayı ön plana çıkartan güzelliklere değil, sapkınlıklara, soyguna ve İslam adını kullanarak giriştikleri erdemsizliklere yer veriyorlar.
Karanlıktan korkmak
‘Gel, her ne olursan ol, gene gel’ diyebilen, asırlar öncesinden bugünün dünya
edebiyatını, kültürünü, siyasetini etkileyen Mevlana, aslan ile ceylanı bir arada yaşatan “Keramet baştadır, tacda değildir. hararet nardadır sacda değildir. Her ne arar
isen kendinde ara. Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir”, “Eline, beline, diline sahip, ol” diyen, Anadolu topraklarında esnaf örgütlenmesini gerçekleştirip dayanışmanın, bir olup çoğalmanın, kalitenin öncüsü olan Hacı Bektaşı Veli, Hacı Bayramı Veliler ile bunları karıştırmamak lazım.
Bugün karşımızda holdingleşmiş olarak duran, dini kazanç kapısı yapan, erdemsizliklerine, ahlaksızlıklarına, satılmışlıklarına kılıf gibi kullanan pek çok şarlatanla mücadele etmek durumundayız.
Bunların felsefesi, ‘Gelme, gelme, gelme. Gelirsen malını… Dönme, dönme, dönme. Dönersen canını…’ diye özetlenebilecek bir gizli ve ürkütücü kara sektörün içinde bulunmaktadır. 2000′li yıllarda bunların esiri olmak, karanlıklarından korkup susmak Türk toplumuna yakışmaz.
Adnan Hocacılar olarak bilinen grupla ilgili olarak yapılan araştırmalar göstermektedir ki, bu karanlıklar Türkiye’de olabildiğince yol almıştır. Nereden ve nasıl geldiği, hangi eğitimi aldığı dahi belli olmayan sıradan bir dolandırıcının, kendi hezeyanlarının yarattığı halüsinasyonların toplumun bir kesiminde, hem de en zengin ve eğitimli kanadında, çok geniş etkiler yarattığı ortaya çıkmaktadır. Adnan Hoca denilen Adnan Oktar’ın bu kesimlere yönelik cemaat oluşturma çabaları 1990 yılından bu yana sağladığı siyasi, ekonomik, bürokratik yandaşlıklar ve korumalar sayesinde ne yazık ki tutmuştur.
Oysa bugün karşımızdaki manzara İslam’ı dışlayan, Anadolu tarikat geleneğinin yanından dahi geçemeyen ses ve sömürü üzerine kurulu bir karapara tezgâhının görüntüsünü oluşturmaktadır.
Küçük genç kızlar, yakışıklı erkekler aracılığıyla bu kara tuzağa çekilmekte, Kuran tahrif edilerek İslam’ın şartları dahi değiştirilmekte ve ortaya çıkan ucube, kendini arayışlarında bu grubun eline düşerek yok olan insanlara yutturulmaktadır.

 Şantaj, iftira, yalan
Yapılan şey kadını erdemsiz, iffetsiz,
onursuz, ilkesiz hale getirip; seks malzemesi olarak satıp, karşılığında para ve taraftar sağlamaktır. Bunun adı cemaat değildir, tarikat değildir. Bunun adı bal gibi ‘çıkar amaçlı fuhuş şebekesidir.’ Bu şebekenin milletvekili destekçileri var. Seçim harcamalarını karşıladığı, parlamentoya soktuğu siyasileri var. Bu şebekenin gizli dünyalarındaki seks fantazilerine hizmet ettiği ve karşılığını ihale olarak geri aldığı pek çok üst düzey politikacı var. Bunlar siyasi arenadaki rakiplerine karşı Adnan Hocacıları kullanarak yalan, iftira ve şantaj amaçlı pek çok çalışmanın içinde bulunuyorlar. Bu şebekenin sabah akşam yiyip içip gezdiği, yanlarına kadın gönderdiği valiler, emniyet müdürleri, savcılar, belediye başkanları var. Şebekenin üzerine gidilince polise baskı için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seferberlik ilan eden milletvekilleri var. Bunlar geceyarıları kaç polis baskını için devreye girip de Cumhurbaşkanı’nı, İçişleri Bakanı’nı, Adalet Bakanı’nı arayıp, ‘aman bunu durdurun’ deme gereği duymuşlardır! Bugün Meclis’te dolaşan cemaat içinde etkin olan kadınlar ile siyasetçiler; yarın gerçekler ortaya çıktığında hangi yüzle sokaklarda gezecekler?

Ayakta durma yolları
Adnan Hoca cemaati, oluşturdukları organize suç çetesiyle, şantaj, baskı, tehdit, kandırma yöntemleriyle küçük yaştaki genç kızları ağlarına düşürüp erkeklere sunmuşlardır. Ağlarına düşürdükleri, ünleri magazin sayfalarına yansıyan kadınları ‘Motorlar, Cariyeler ve Bacılar’ olarak kendi içlerinde ayırıp, yurtdışından gelen işadamlarına sunmuşlardır. Grup seks partileri cennete gidişte bir geçiş güzergahı olmuştur. Bu grup seks partilerinde kadınlar erkekleri memnun ettikleri oranda cennetlik olacaklarına inandırılmışlar. Kadınların pazarlanmasına bizde ‘pezevenklik’ derler. Bunun İslam’la bir alakası olabilir mi? Ruhunu şeytana satmayan hangi insan bu yapılanlarla insanlığı bağdaştırır?
Bugün Adnan Hoca örgütünün ayakta durmasını sağlayan şey, geçmişte bu örgüte karşı gösterilen koruma ve kollama çabalarıdır. Bunu siyasiler sağlamıştır. Çünkü bizim siyasetimiz yozlaşmanın en yoğun yaşandığı yer olmuştur. Sonra da basında bunların üzerine yeterince gidilip, gerçek yüzleri halka anlatılamamıştır. Basında şantaj ve korkutmayla elde ettikleri kişileri, kendilerinin ahlaksızlıklarını örtmede ve gizli kamera görüntülerini yayımlatarak intikam almada kullanmışlardır. Kendileriyle çarpışan birkaç kişiyi de yalan ve iftirayla yıpratmak için ellerinden geleni yapmışlardır.

Trilyonların kaynağı
Şimdi ben buradan soruyorum. Adnan Hocacılar trilyonlarca liralık mal varlıklarını nereden elde ettiler? Bunlar sadece kendi aralarına katılan kişilerden topladıkları paralar olamaz. Neden, çünkü bunların bir şirketleşmeye gitmeden bu kadar zenginleşebilmeleri olanaksız. Araştırmalar sırasında ortaya çıkan bazı gerçekler gösteriyor ki Adnan Hocacılar yurtdışından da olabildiğince yardım almışlar.
Örneğin Amerika’dan Kafkaslar’a, Suudi Arabistan’dan Balkanlar’a kadar her yerde Adnan Hoca müritlerinin şirketleri bulunuyor. Bunlar önemli ihalelere katılıyorlar ve bunları alıyorlar? Nasıl becerdiklerini tekrarlamama gerek yok. Ayrıca bu grup Türkiye içinde çok iyi cirolara sahip şirketleri de işletiyor. Bunlar arasında Ankara ve İstanbul belediyelerinde çok iyi para kazanan, ihalelerde aslan paylarını alan şirketler de var.

İşte bazı firmalar
Bunlardan birkaçı bakın şöyle sıralanıyor: “Koruçam Ahşap Endüstri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Candela Aydınlatma ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi, Uzman Pazarlama İthalat ve İhracat Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Alacadağ Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, İnteritems Turizm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Rota Reklam (Belediye otobüslerine reklam veren şirket), Atik İnşaat (Ankara metrosu ve otobüslerine reklam pazarlıyor) Metropol inşaat ve daha onlarcası.”
Yıllık cirosu birkaç trilyon lira üzerinde olan bu şirketler belediyelerden, kamu kuruluşlarından ne karşılığında iş almışlardır acaba? Adnan Hoca Kazakistan’ın başkenti Almaata’da Global, Rus başkenti Moskova’da Rustektürk, Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde de Saudilaytrink adlı şirketleri başkent sevdasından mı kurdu? Buralardan gelen işadamlarına motor kızlarını boş yere mi yolladı?
Adnan Hocacıların evlerinde yapılan aramalarda devletin en gizli kayıtlı belgeleri nasıl oldu da bulundu? Bunlar onlarda ne arıyordu? Kendine evlenmek için ‘inançlı karı’ aradığını ilan eden bu Adnan Oktar’ın yüzündeki maskeyi indirmenin zamanı gecikti bile. Türkiye’de fuhuş ticaretini, din sömürüsünü bu denli fütursuzca kullanan ruhunu şeytana teslim etmiş bu adamın arkasında hangi güçler var?
Örneğin Fazilet Partisi’nin güçlü adları bu adam için neden kendilerini paralıyorlar? Oğuzhan Asiltürk neden Adnan Oktar için canla başla çabalıyor? Rahmetli DYP milletvekillerinden Tevfik Ertüzün’ün eşi Ceyda Ertüzün’ün bu adamlarla işi ne? Nadire İçkale ve kızından, Babuna ailesinin kızlarına, Buket Dereoğlu’na, Nefise Karatay’a kadar uzanan bu ilişkiler zincirinden kurbanlar anlatmalı, aldananlar nasıl kandıklarını açıklamalı, şantaja uğrayanlar susmamalı, devlet bu organize suç çetesinin ipliğini pazara çıkarmalı.
Çıkarmalı ki şeytan ile melek birbirinden ayırtedilebilsin. Unutmamalıyız ki “Zalime acıyan, zulmünü onaylar”.

http://www.radikal.com.tr/2000/01/06/yorum/bu.shtml

3 Yanıt “Bu maskeyi kaldıralım”

  1. Rizeli demiş

    Gelelim fasulyenin faziletlerine!

    Butun dunyada Islam dini mutevazi bir din olarak bilinir.

    Ornek:
    ADALET VE TEVAZU
    Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

    Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz’e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

    - Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

    Fakat görevli itiraz edecek oldu:

    - Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

    Halife cevap verdi:

    - Evet ama, Rasulullah s.a.v.’e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

    Valilerin maaşlarını çok bol verirdi. Sebebini şöyle açıklardı:

    - Valiler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa, kendilerini halkın işlerine vakfederler.

    Bir gece halifenin yanında bir misafiri vardı. Kandilin yakıtı tükenmişti. Misafir dedi ki:

    - Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin.

    - Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem.

    - Öyleyse ben kalkıp kandile yağ koyayım.

    - Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz.

    Kendisi kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve şöyle dedi:

    - Ben kalkıp iş yaparken de Ömer’dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer’im.

    İki buçuk yıllık halifelik döneminde İslâm aleminde adaleti hakim kılmıştı. Büyük dedesi Hz. Ömer r.a. gibi adalet ve basiret sahibiydi. Henüz kırk yaşlarında iken onu çekemeyenler tarafından bin dinar altın para karşılığında hizmetçisi eliyle zehirlenmişti. Hizmetçisi suçunu itiraf ettiğinde, Ömer b. Abdülaziz, paraları adamdan alarak devlet hazinesine koymuş, kendisini serbest bırakmış, öldürülmekten kurtulması için de kaçmasını söylemişti.

    Simdi, adnan hokkabazinin yasam tarzina baktigimizda, bundan eser bulamayiz.

    Kuran’dan ornekler:
    BAKARA SÛRESİ
    (58)Hani, “Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.

    A’RÂF SÛRESİ
    (161)O zaman onlara denilmişti ki: “Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve ‘Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)’ deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz.”

    NAHL SÛRESİ
    (48)Allah’ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah’a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

    İSRÂ SÛRESİ
    (24)Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”

    FURKÂN SÛRESİ
    (63)Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.

    Simdi baska ornekler vereyim:

    Bakiniz:

    http://www.harunyahya.com/theauthor2.php
    TAM 13 (ONUC) KENDI FOTOSU VAR!!!!!

    Bakiniz:

    http://www.harunyahya.com/theauthor2.php
    TAM 9(DOKUZ) FOTOSU VAR!!!!!

    Bu kadar IFTIRA var diyorsunuz, bu kadar YALAN var diyorsunuz. Neden adnan oktar bey tv ye cikipta acik oturum tipi bir programda akillica kendini aciklamiyor? Neden sorulara bizzat cevap vermiyor?

    Simdi bu hokkabaz, Allah’tan, Muslumanlik’tan, dinden bahsetti mi, hakkindaki davalari duyup gordukten sonra, deli raporlarini gordukten sonra, hele hele hadi merak ettim sitesine girdim de bu fotolari gordukten sonra, NEDEN BU sahisin IYI BIR INSAN OLDUGUNA INANAYIM?

  2. serkan öner demiş

    bunlar kafir isi oldugunu ihlasli müslümanlar hemen anlar anlayamadiysaniz sizde bir sorun var demektir.inanmayin bu iftiralara kardeslerim,bende falanca hakkinda hayali kurgular yazarim olmus gibi hayal gücüm o denli genistir,bunlari yazanlarinda hayal gücleri genis film yazari olacak cinsten veya cinsel kitaplar yazabilirler sanslarini orada degerlendirsinler zira kimse inanmiyor bunlara Hocaefendi Allah ondan razi olsun,250 eseri var rakadaslariyla birlikte,bir çok insanin hidayetine vesile olmustur bunlari ben taniyorum.Zaten müslümanlik burda siz ozaman Peygamber efendimizin Mescidi Aksadan Allah katina yükseldiginede inan miyacakmisiniz?zaten müslümanlik burdadir.Fasiklarin iftiralarina inanmamak.Peygamber efendimize atilan iftiralar bundan asgiya degildi inanin.Allah yolunda ömür tüketen 250 üstü kitaplar yazan insandan bahsediyoruz burda arkadaslar sizinde hakkinizda iftira atilir siz simdi nasil düsünmesini istersiniz mümin kardeslerinizin.Lütfen yapmayim.Ümmeti muhammed

    • idil demiş

      TAVSİYE ETMESEM DE,
      Bunların iftira oldugunu düşünenler bizzat gidip o çevreden insanlardan öğrensinler ozaman neler döndüğünü. bakalım ne tür telkinler yapılacak.tabi o zenginliğin,sunulan zevklerin,sapkın ilişkilerin aldatmacasına kanmazsanız tekrar burda paylaşırsanız da sevniriz. BENİM BU ÇEVREDEN TANIDIĞIM KİŞİDEN ÖĞRENDİĞİM AKLIMA GELEN Bİ KAÇ ŞEYİ BİLDİREYİM MESELA: ÇOK ERKEKLİ GRUP SEX’İN CAİZ OLDUGUNDAN, EVLENMEDEN VAJİNAL BİRLEŞME ZİNA OLDUGU İÇİN ANAL VE ORAL SEX’İN YAPILMASI GEREKTİĞİNDEN,EVLİYKEN DE EVLİ OLMADAN DA TERS İLİŞKİNİN HARAM OLMADIĞINDAN ÇEŞİTLİ KILIFLAR UYDURARAK BAHSETMİŞTİ.BUNLAR UYDURMA YA DA İFTİRA DEĞİL, DEDİĞİM GİBİ İNANMAYAN BİZZAT KAYNAĞINDAN İFTİRA OLUP OLMADIĞIN ÖĞRENSİN.
      Bu insanlar her hadis e okadar itaat ediyor ki kıyametin kopacağı,mehdinin geleceği tarih gibi gaybtan haber verecek kadar vakıflar.her hadise madem bu kadar itaat ediyorlar, başta Kuran’da açık ayetlerle bildirildiği gibi her hadiste de TERS İLİŞKİNİN HARAM OLDUĞU BİLDİRİLİR. hADİSLERE O KADAR AMEL EDİYORLAR DA BUNU HANGİ HADİS VE AYETLERE DAYANARK SAVUNUYORLAR(?) NASIL Kİ KIYAMETİN KOPACAĞI TARİHİ VS. AÇIK YÜREKLİLİKLE AÇIKLIYORSA, TERS İLİŞKİNİN HARAM OLMADIĞINI DA HANGİ AYET VE HADİSLERE DAYANARAK SAVUNDUKLARINI AÇIKLASINLAR!! BUNA YÜREKLERİ YOK MU? BEN BU ÇEVREDEN İNSANLARI TANIDIĞIM VE AYNI TUZAĞA DÜŞMEK GİBİ Bİ TECRÜBEDEN SIYRILDIĞIM İÇİN BİZZAT BİLİYORUM. SİZİN GİBİ BİLMEYEN YA DA ONLARIN İÇİNDEN OLUP DA BEYNİ YIKANMIŞ İNSANLAR BUNLARI İFTİRA OLARAK ADDEDEBİLİRLER TABİ. AMA TAVSİYEM BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLMAYIN. HER İSLAM YOLUNDA MÜCADELE EDENİN DE HER YAPTIGINI HER DEDİGİNİ DOGRU SAYMAYIN.SAMİMİ Bİ MÜSLÜMAN ALDIGI HER BİLGİYİ ÖNCE KURAN VE SAHİH SÜNNET İLE TEST ETTİKTEN SONRA TEYİD EDER. Bİ İNSAN SAMİMİ Bİ ŞEKİLDE ALLAHA İNANABİLİR, BU YOLDA MÜCADELE DE EDEBİLİR. BU DEMEK DEĞİL Kİ O 4*4LÜK Bİ İNSAN, HER YAPTIGI HER DEDİGİ DOĞRU,O ASLA GÜNAH İŞLEMEZ. BU İNSANIN YAPTIGI ÇALIŞMALAR, KONFERANSLAR, KİTAPLARA ALDANARAK BUNLARI DÜŞÜNÜP İFTİRA OLDUGUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ. AMA HEPİMİZ İNSANIZ HEPİMİZ HATA YAPABİLME POTANSİYELİNE SAHİBİZ. EĞER Kİ HATALARIMIZDA ISRAR EDERSEK RABBİMİN ”KALPLERİNİ MÜHÜRLEDİĞİ, GÖZLERİNE PERDE İNDİRDİĞİ” KULLARINDAN OLURUZ DA NE KENDİ HATALARIMIZIN NE DE BAŞKALARININ HATALARINI GÖREMEZ OLUR, YAPTIGIMIZ HATAYI, GÜNAHI DOGRU BİLİR DE DEVAM EDERİZ. Bİ KERE ”GAYBIN ANAHTARI ALLAH’IN KATINDADIR” BU İNSANA VAHİY Mİ GELMİŞ KIYAMETİN NE ZAMAN KOPACAĞINI, MEHDİNİN GELİP GELMEYECEĞİNİ, NE ZAMAN GELECEĞİNİ KESİN Bİ TARİHLE BİLİYOR VE BİLDİRİYOR. EĞER Kİ RABBİM İSTESEYDİ KURAN’DA AÇIK AYETLE BİLDİRİRDİ. O ÇEVREDEN TANIDIĞIM KİŞİ BANA A.O.IN BU BİLGİLERİ SAİDİ NURSİ NİN BİLGİLERİNE DAYANARAK SAVUNDUĞUNU VE BUNLARIN DA YILDIZ VE EBCEL HARFLERİ İLE HESAPLANARAK ELDE EDİLDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİ. BUNLAR GERÇEKTEN GERÇEKLEŞECEK OLSA BİLE GAYBTAN HABER VERMEKTİR.ki Allah sadece razı olduklarına gaybtan haber verir,gayb bilgisi yalnızca Allah katındadır.Yaratıkların gâibi bilme iddiası kehânetten başka bir şey değildir. ”Sihir yapmak, yıldızlardan hüküm çıkarmak, fal oklarına inanmak ”(el-Mâide. 3/90) yasak kılınmıştır.Yıldız falı bir tür astrolojidir ve fala bakmanın her türlüsü Kuran`ı Kerim`de `Şeytanın işlerinden bir pislik` olarak nitelenir. Yıldızlardan geleceğe yönelik işaretler çıkarmak cahiliye dönemi Araplarının yaptıkları işlerdendi. İslam bunu yasaklamış ve şirk saymıştır. Çünkü bu Allah`ın dışında bağımsız bir güç ve etki kaynağı olabileceği inancı üzerine oturur. Sayıları çarparak Kuran anlaşılmaz. Kuran kehanet kitabı değildir. “Kuran insanlara rehber olmak, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, en doğru yola iletmek, iman edip salih ameller işleyenleri ilahi mükafatlarla müjdelemek, inkâr edenleri ilahi azapla uyarmak için vahiy yoluyla Hz. Muhammed`e gönderilmiş bir kitaptır. Kuran apaçıktır, anlaşılmak için vardır ve öğüt almak isteyenler için de kolaylaştırılmıştır.” AYRICA SAMİMİ BİR MÜMİN KIYAMET NE ZMAN KOPACAK, MEHDİ GELECEK Mİ GELMEYECEK Mİ GİBİ KONULARLA UĞRAŞMAK YERİNE ŞU KISA ÖMRÜ NASIL DEĞERLENDİRİRİM,ALLAH’IN RIZASINI NASIL KAZANIRIM,İSLAMA NASIL YARDIM EDERİM DİYE UĞRASIR.KURAN’DA KESİN HÜKÜMLE BELİRTİLMEYEN AYETLERİN PEŞİNDEN GİDİP DE KAFA KARIŞTIRMAKLA UĞRAŞMAZ.Ali imran suresinde yazar ki ‘Onun (Kur’an’ın) bazı ayetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir.’’ Bilen bi insan kendini şaibeli bi konuda riske atmaz.Muhkem kesin hükümlü,açık net olan ayetlerdir ve müteşabih olan da kesin bilgi vermeyen ayetlerdir ki iyi niyetli olmayan,kesin hükümlerden uzaklaşmaya meyilli olanlar bu ayetler peşinden giderler ve hepsi ayrı bi yorum yapar belirsizliğe düşer ve insanların da kafasını karıştırırlar,sonuçta sapkınlığa düşerler. AYNI ŞEKİLDE EVLENMEDEN DE EVLİYKEN DE TERS İLİŞKİNİN HARAM OLMADIGINI SAVUNUYORLAR. PEKİ BUNU MEHDİNİN GELECEĞİNİ, KIYAMETİN KOPACAĞINI AÇIKLADIKLARI GİBİ RÖPORTJLRNDA AÇIK YÜREKLİLİKLE NEDEN AÇIKLAMIYORLAR. TÜM İSLAM ALİMLERİNİN VE TÜRKİYE’NİN AYAĞA KALKMASINDAN KORKTUKLARI İÇİN Mİ(?) BUNLARA DA CEVAP VERSİNLER. NEYİ SAVUNDUKLARINI TANIYAN, BİZZAT DİOLOGU OLAN İNSANLAR BİLİYOR DA BİLMEYENLER İFTİRA SANIYOR. DİNİN İSTİSMAR EDİLDİĞİNİN FARKINA VARAMIYORLAR. BEYİNLERİ YIKANAN,HAYATLARI ÇALINAN ORDAKİ İNSANLAR DA YANLIŞLARI DOĞRU BELLİYOR.GÖZLERİNE PERDE İNMİŞ GİBİ.İNŞALLAH ONLAR DA UYANIR VE BENİM TANIDIĞIM KİŞİ DE KURTULUR. BUNLARI DEŞİFRE ETMEMİN SEBEBİ, GÜNAHLARI HAK YOLU DİYE GÖSTERİP GİRDİKLERİ GÜNAHLARA BAŞKALARINI DA SÜRÜKLEDİKLERİNDENDİR.DÜNYA SINAV DÜNYASI, YANLIŞA GÖZ YUMMAK DA YANLIŞTIR. BEN GÖRDÜĞÜM YANLIŞA SUSKUN KALAMAM.BEN DE AYNI TUZAĞIN İÇİNE DÜŞÜYORDUM VE BAŞKALRININ DA DÜŞMESİNE SEYİRCİ KALAMAM.

      ALLAH İSLAH ETSİN, HİDAYETİNE ERDİRSİN VE BİZLERİ DE ONLARDAN KORUSUN, ONLARA UYMUŞ MÜMİN KULLARINI DA KURTARSIN İNŞALLAH.

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>